Bugün, Hz Ademin dünyayı gözlemlediğinde yaşadığı şaşkınlığı yaşadım. Kurtların kuzularını yiyişini, aslanların ceylanları kapışını izlerken 'Allahım bu nasıl bir yer, her canlı birbirini yeme derdinde ..!' deyişi gibi 'Allahım bu nasıl insanlık, bu ne laf kalabalığı, bu ne boşluk? ' diyesim geldi.
Elalemin ağzı torba değilki büzesin, iftira atan atana! Müslümanız diye geçinen bizler, ne yazıkki karşımızdaki kişiyi tam tanımadan , hakkında çok kesin hükümlere varabiliyoruz, yapmadığı, söylemediği bir şeyi karşı tarafa maledebiliyoruz! şu komşu nereye gitti, kızı kiminle nişanlandı, oğlu kimin peşinde geziyo, bunlar niye bu kadar çok girip çıkıyolar.... gibi saçma söylenti ve dedikoduların peşinde, bize verilen bu kıymetli zamanı boşa geçiriyoruz. Sonrada hayatımızda dini bir mevzubahis oldumu, atıp tutuyoruz, yaa zahmet ette bir kitabını aç oku bakalım ne diyo; biraz merak et, tefekkür et, akıl et akıl! Birazda aklını faydalı meşgalelere yönlendir de; işine gelince hin fikirlere çalışmasın! Söyleyecek çok sözüm var, ama yinede 'bazen sadece sus' sloganını kullanıcam.hııhh.
Ey biz insanlar! hepimize bazen çok sinir oluyorummm....
