24 Temmuz 2009 Cuma

İçimiz açılsın biraz..

Gitmeden iç açıcı bir yazı yazmalıyım dedim. Çünkü şimdiye kadar yazdıklarım karamsar tarafımı ortaya koymuş. Aslında kolay kolay pes etmeyen, her ne kadar bazen ümitsizliğe düşsemde kafama taktığımın peşini bırakmayan biriyim. Çok şey yapılması gerektiğini düşünüyorum; ülkemiz için, dünya için, insanlık için, müslümanlar için.. Türk halkı olarak şöyle bir dönüp geçmişimize baktığımızda süper bir potasiyele sahip olduğumuzu, istediğimiz zaman ne buluşlara imza atabileceğimizi, öğrendiklerimizin sadece sözde değil özde, hayatımızda yaşayarak yer aldığını görüyor olucaz. Hadi biraz daha gayretlenelim lütfen. Bizi Kim Yaratıp bu dünyaya gönderdiyse O'nun için, sadece O'nun için.....

23 Temmuz 2009 Perşembe

Hz.Ademin şaşkınlığı

Bugün, Hz Ademin dünyayı gözlemlediğinde yaşadığı şaşkınlığı yaşadım. Kurtların kuzularını yiyişini, aslanların ceylanları kapışını izlerken 'Allahım bu nasıl bir yer, her canlı birbirini yeme derdinde ..!' deyişi gibi 'Allahım bu nasıl insanlık, bu ne laf kalabalığı, bu ne boşluk? ' diyesim geldi.
Elalemin ağzı torba değilki büzesin, iftira atan atana! Müslümanız diye geçinen bizler, ne yazıkki karşımızdaki kişiyi tam tanımadan , hakkında çok kesin hükümlere varabiliyoruz, yapmadığı, söylemediği bir şeyi karşı tarafa maledebiliyoruz! şu komşu nereye gitti, kızı kiminle nişanlandı, oğlu kimin peşinde geziyo, bunlar niye bu kadar çok girip çıkıyolar.... gibi saçma söylenti ve dedikoduların peşinde, bize verilen bu kıymetli zamanı boşa geçiriyoruz. Sonrada hayatımızda dini bir mevzubahis oldumu, atıp tutuyoruz, yaa zahmet ette bir kitabını aç oku bakalım ne diyo; biraz merak et, tefekkür et, akıl et akıl! Birazda aklını faydalı meşgalelere yönlendir de; işine gelince hin fikirlere çalışmasın! Söyleyecek çok sözüm var, ama yinede 'bazen sadece sus' sloganını kullanıcam.hııhh.

Ey biz insanlar! hepimize bazen çok sinir oluyorummm....

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Bitmeyecek mi bu dilemmalar...?

Her seferinde dönüp dolaşıp aynı yerde olduğumu, mesafe kaydedemediğimi düşünmeye başladım. Geçen sene içine düştüğüm ümitsizlikler yada şüpheler hala içimdeyse demekkiii benim yolum yol değil, yada niyetim niyet değil. Eveet, evet niyet.. İnsanın niyeti, neyse Allah onu çıkarıyor karşısına, neyi gönülden halis niyetle istiyorsa, geç de olsa muhakkak karşısına çıkıyor. Buna inanıyorum! her nekadar bazen kendimi kaybetsemde;) İnsan sağlam koymalı niyetini sapasağlam! vede bunu devam ettirmeli.. Peki nasıl devam ettirecek? Teyakkuzda kalarak yani uyanık bir şekilde hayatını devam ettirecek... Zor, biliyorum kendimden.. İşte bunun mücadelesi yadaaa ben kendimi kandırıyorummmmmmmm!!!!!

19 Temmuz 2009 Pazar

özleminle kurudu, döküldü yapraklarım...

Ey evliyalar şehri
Zaman zaman sokakların geliyor aklıma, ruhumun oralarda dolaştığını hissediyorum, bir kuş gibi uçuyor sanki.. seni anıyorum uzaktan, özlüyorum.
Elimizden kayıp gidince anlaşılıyor nimetin kıymeti. Hafif esintin dar, tarih kokulu sokaklarında, huzur dolu camilerin. En uğrak yerimdi Orhan Camin. Saatlerce otururdum, sanki daha bi yakındım Mevlama, hissederdim.
Özledim vesselam, özledim, çok özledim...